En son sulama sistemi kararı aşamasında kalmışım.
Şu ana kadar yaşadığım en büyük kafa karışıklığı sulama sisteminin nasıl olması gerektiği hususundaydı. Her kafadan bir ses her satıcıdan bir mal çıkınca bir de anlamadığı bir mesele olunca haliyle insanın kafası karışıyor.
Geçen yıl ilkbahar yağışları bol olduğundan sulamaya haziran ayında el atabildik. 5 tane 1 tonluk plastik bidon bulup bunları birbirine bağladık. tarlanın 250 metre aşağısındaki dereye bir jcb marifetiyle set yaptırdık ve küçük bir gölet oluşturduk. Tarlanın üst başından minik göletimize 500 mt 3"lik kangal boru döşedik. tarla içine ise 2" kangal borulardan diklemesine 2 hat çektik. Tali borları ise enlemesine sererek iç sistemi oluşturduk. Fidanların başına saatte 10lt su damlatma kapasiteli yeşil renkli memelerden taktık. Bir de Hondanın WXT-20 lik benzinli moto pompasını aldık. En çok ona verdiğim 2 bin liraya yanarım. Çünkü suyu depolarımızın olduğu yere kadar değil tarlanın alt başına kadar bile basamadı. Pompa basmayınca biz de mecburen suyu traktör arkası tanker ile taşıdık. Sistem toplam 5.000 TL ye mal oldu.
Yaz mevsimi boyunca tarlamızı 9 defa suladık. Arada yağmurlar oldu. Temmuz sonunda sulamayı kestik. Ağustos ayını heyecanla bekledim. Çünkü Babam kuruyacak fidanların ağustos ayında belli olacağını söylemişti. Çok şükür ki sadece 3-4 fidanımız kurudu. Ağustos sonunda borularımızı topladık. Traktör arkası tırmıkla otların kabasını aldık ama tarla şu anda çok otlanmış durumda. Normalde tarlayı sürmüş olmamız gerekirdi fakat sürülü tarlada çalışmak zor olduğundan erteledik. Fidanların diplerini kasım ayının 10 u gibi kazdık. taç düşümlerine birer teneke koyun gübresi döktük. Ayrıca, 16 kasımda tozlayıcı olarak 23 tane franquette ve 70 tane daha chandler fidanı diktik. Önümüzdeki haftasonu taşkara boyası (demir sülfür) ve dap karıştırıp diplerine atmak ve bordo bulamacı yapmak istiyorum. Sonrasında tarlayı sürüp ilkbahara kadar kapıları kapatmayı düşünüyorum.