ceviz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ceviz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Temmuz 2015 Salı

ne yağmur yağdı be

yağsın tabiki. yağmasın diyen yok. hem Allah'ın işine karışılmaz. ben bütün kış boyunca bu tarlayı nasıl sulayacağım diye düşünüp durdum. (tabi ki bir şekilde sulanacaktı ancak benim çabam en efektif yolu bulmaktı.) fakat 5 temmuzda tarlaya uğradığımda ağaçların altı çamurdan çapa yapılamaz durumdaydı. böyle giderse ağustos başına kadar su istemez. zaten bu yıl sulamayı ağustos ayının 15 inde kesmeyi planlıyorduk. dolayısı ile bir ya da iki defa ancak sulayabiliriz. onu da tankerle yapıp boruları hiç sermemek daha iyi olur sanki. belki de hiç sulama yapmayız. neyse. yarınların sahibi var. ben yaptıklarımı anlatayım.  son yazı üzerinden oldukça zaman geçmiş. 

en son koyun gübresini atmışım. sonra tarlayı sürme planımız vardı ama yetişemedik. kış çok sert geçti. türkiye'nin her yerindeki müthiş kar yağışı bizim bahçeyi de es geçmedi tabii ki. bir buçuk metreyi aşan kar yükseklikleri gerçekleşti. Mart'ta bahçeye gidebildiğimde bir çok fidanın körpe dallarının ayrıldığını gördüm. ince dalların üzerine binen kar donmuş ve yukarında baskı yaparak dalın gövdeyi yararak ayrılmasına neden olmuş. bu durumda yaklaşık kırk-elli fidan vardı. neredeyse yüzde on.  fidanların o hallerinin fotoğraflarını da çektim. bir ara yüklemeyi düşünüyorum. tarlaya gidiş amacım hem kışın etkilerini görmek hem de toprak numunesi almaktı. gitmişken (daha farklı önerilse de) iki farklı noktadan üç farklı derinlikten numune aldım. numuneyi ogü ziraat fakultesinde analiz ettirdim. sonuçlar şöyle çıktı.
 fakültedeki hocalar görüş olarak nisan ayında ağaç başına 1 kg amonyum sülfat, haziran ayında 1 kg amonyum nitrat vermemi önerdiler. kimseyi kınamak istemem ama hocaların uygulama konusunda hiçbir tecrübeleri olmadığını, tamamen kitabi bilgi ile hareket ettiklerini yakinen gözlemleme fırsatım da oldu. neyse. toprak yeterli görünüyor. buradaki sorun kireçi ve ph ı biraz düşürüp, organik madde ve forsfor takviyesi yapılarak çözülecek gibi. neticede 50 kg 13.24.12+10 (SO3)+ME, (49 tl) 150 kg amonyum sülfat (100 tl) (şeker gübresi), 70 kg agrolig katkılı leonarditi (250 tl) karıştırarak nisan ayında fidanların diplerini kazıp verdim. eğer yağışlar müsaade etmiş olsaydı, bas hümik asit (120 tl/25kg) ve map (100 tl /25kg) gübresini sulama suyu ile birlikte verecektim ama kısmet değilmiş. eğer tankerle bir ya da iki sulama yaparsam yine de hümik asit ve map vermeyi düşünüyorum. bunun yanında bahçenin kenarında havalanmakta olan keçi- koyun gübrelerine leonardit ve dap gübresi karıştırıp son baharda fidanların iz düşümlerine dökmeyi planlıyorum. kısmet. 
fidanların budamasını mart sonu nisan başında yapmıştım. sonra bordo bulamacı yapacaktım ki yağışlardan tarlaya giremedik. bordo bulamacı yapamayınca nisanın 24 ünde fungusit attım. 

budama sırasında kışın kardan zarar gören çoğu fidanı 25-30 cm den kesmek zorunda kaldım. (yaklaşık 30 tane). sürer mi sürmez mi kurtarırmıyım derken o fidanlar öyle güzel patladılar ve sürgün verdiler ki kaybettiğim bir şeyi bulmuş gibi sevinmedim desem yalan olur. budama planı bu yıl da tek sürgün bırakıp fidanları boylandırmak şeklinde idi. nitekim tek sürgün bıraktım. kıştan zarar gören uç sürgünleri yanmış olan bir kaç fidanın tepesini vurdum. dolayısı ile plan bir tane iken uygulamada üç farklı budama yapmış oldum. bu da elbette tecrübe oldu. tepesi vurulan, hatta sert budanan fidanlar daha iyi geliştiğini düşünüyorum. çünkü alttan gelen sürgünler hep daha kalın ve daha kuvvetli. muhtemelen gelecek yaz bütün fidanların tepesini en az 20-30 cm keseceğim.

uzun bir aradan sonra temmuzda tarlaya gidebildim. çünkü bu yıl kırkikindi yağmurları yaklaşık 80 gün sürdü. pazar günü elime budama makasını alıp ağaçları tek sürgün olacak şekilde tekrar budadım. dipten gelen yabani sürgünleri kestim. fidanlar birinci büyüme dönemini tamamlayıp ikinci büyüme dönemine girmişler. eğer bahçe tavlanır da diplerini kazabilirsem çok süper olacak. sonra belki sulama ve gübreleme işleri var. 

bu yılki senelik iznimi tarlada geçirmek istiyordum ancak sanırım şartlar oluşmayacak. böyle olunca tarlaya yapacağım malikane de başka baharlara kalmış oluyor. hayırlısı. ama ne yağmur yağdı beee.
şu kardan zarar görmüş fidana bir örnek.


şu onun budanmış hali.
bu da benzer fidanlardan birinin sürmüş hali. 

kiraz olmadan olur mu? 

elma


kızılcık

kestane

kışı ucuz atlatmış bir ceviz 

manzara

yukarıdaki fotoğraflar 17 mayıs tarihli. 

18 nisan

5 temmuz 

5 temmuz

5 temmuz

mantar:) 


17 Kasım 2014 Pazartesi

En son sulama sistemi kararı aşamasında kalmışım.

Şu ana kadar yaşadığım en büyük kafa karışıklığı sulama sisteminin nasıl olması gerektiği hususundaydı. Her kafadan bir ses her satıcıdan bir mal çıkınca bir de anlamadığı bir mesele olunca haliyle insanın kafası karışıyor.

Geçen yıl ilkbahar yağışları bol olduğundan sulamaya haziran ayında el atabildik. 5 tane 1 tonluk plastik bidon bulup bunları birbirine bağladık. tarlanın 250 metre aşağısındaki dereye bir jcb marifetiyle set yaptırdık ve küçük bir gölet oluşturduk. Tarlanın üst başından minik göletimize 500 mt 3"lik kangal boru döşedik. tarla içine ise 2" kangal borulardan diklemesine 2 hat çektik. Tali borları ise enlemesine sererek iç sistemi oluşturduk. Fidanların başına saatte 10lt su damlatma kapasiteli yeşil renkli memelerden taktık. Bir de Hondanın WXT-20 lik benzinli moto pompasını aldık. En çok ona verdiğim 2 bin liraya yanarım. Çünkü suyu depolarımızın olduğu yere kadar değil tarlanın alt başına kadar bile basamadı. Pompa basmayınca biz de mecburen suyu traktör arkası tanker ile taşıdık. Sistem toplam 5.000 TL ye mal oldu.
 Yaz mevsimi boyunca tarlamızı 9 defa suladık. Arada yağmurlar oldu. Temmuz sonunda sulamayı kestik.  Ağustos ayını heyecanla bekledim. Çünkü Babam kuruyacak fidanların ağustos ayında belli olacağını söylemişti. Çok şükür ki sadece 3-4 fidanımız kurudu. Ağustos sonunda borularımızı topladık. Traktör arkası tırmıkla otların kabasını aldık ama tarla şu anda çok otlanmış durumda. Normalde tarlayı sürmüş olmamız gerekirdi fakat sürülü tarlada çalışmak zor olduğundan erteledik. Fidanların diplerini kasım ayının 10 u gibi kazdık. taç düşümlerine birer teneke koyun gübresi döktük. Ayrıca, 16 kasımda  tozlayıcı olarak 23 tane franquette ve 70 tane daha chandler fidanı diktik. Önümüzdeki haftasonu taşkara boyası (demir sülfür) ve dap karıştırıp diplerine atmak ve bordo bulamacı yapmak istiyorum. Sonrasında tarlayı sürüp ilkbahara kadar kapıları kapatmayı düşünüyorum.

26 Nisan 2014 Cumartesi

İlk 6 ay

Bahçemiz Söğüt İlçesinin güneyinde 830 rakımlı, yüzde 7 eğimli, 17 dönümlük bir alan. Söğüt coğrafi bölgeler haritasında 4 bölgenin birleştiği yerde olması hasebiyle hem karasal iklimin, hem karadeniz ikliminin etkisinde kalan bir ilçe. Son bahar erken ve ilk bahar geç donlarından çok fazla etkilenmeyen bir iklime sahip. Yaz sıcaklıkları gündüzleri çok fazla olsa da geceleri serin. Yabani ceviz çeşitlerinin doğal yaşam alanı.

İşe önce tarladan başladık. Her ne kadar ceviz dikimi için bir yıl öncesinden açılmış derin çukurlar önerilse de ne o kadar vaktimiz ne de sabrımız olduğundan çok teferruatlı çalışamadık. Öncelikle tarlamızı biri son baharda biri kış başında olmak üzere iki defa 50 cm derinlikten sürdük. Baştan 8x8 olarak kararlaştırdığımız dikim aralıklarını telkinlerle 8x4 olarak değiştirdik. Buna göre naylon ipler ve kazıklar vasıtası ile damalama işlemini yaptık. Kürek yardımı ile 40-50 cm derinlikte ve 30 cm çapında çukurları açtık. Her çukura 100 gr kök gübresi atıp üstünü toprakla kapattık. İlk etapta kasım sonu - aralık başında 200 adet chandler tipi tüplü ceviz fidanımızı toprağa gömdük. İkinci partide yine 200 fidanı şubat ortalarında tarlamıza yerleştirdik. Her iki dikimde de sulama yapmadık. iyiki de yapmamışız. İlk dikimimizin ardından kar ikinci dikimimizin ardından yağmur yağdı. Tozlayıcı çeşit olarak Franquette veya Ferner dikmeyi planlıyoruz. Tozlayıcı fidanların yerleri ayrıldı ancak henüz dikilemedi. Kısmetse sonbaharda onları da dikmeyi planlıyoruz. Yüzde beş hesabından yaklaşık 25 tane boş çukurumuz var. Fidanları Söğütlü bir fidancı Bursa'dan getirtti. tanesine 10 TL ödedik. Bir çuval kök gübresi (50kg) ise 60 TL ye mal oldu. Çukurların açılması ve yerleştirilmesi esnasında 300 TL gibi bir yevmiye masrafı oldu. Bunun yanına 500 TL lik mazot parasını da eklerseniz toplam maliyet 5.000 TL oldu. Ha bu arada çiftçi odasına kayıt olduk, o da 250 TL ye patladı.

Sonrasında fidanlarımızı hem yabani hem de ehli hayvanlardan korumak amacı ile tel çitle çevirdik. 2,40 cm eğri beton direk, 1,50m 6 lık tel örgü (2,5mm), ve üç sıra dikenli tel sistemi ile 700 metrelik çit ve kapı 13.600 TL tuttu.

Fidanların yanına yaklaşık 2 mt uzunluğunda sırıklar diktik ve fidanları bu sırıklara eski bir çarşaftan yırttığımız ipler vasıtası ile bağladık.

Bahçeye en son 23 Nisanda gittim. ve aşağıdaki fotoğrafları çektim. Fidanların durumu beklediğimden daha iyi. Fire neredeyse yok denecek kadar az. Daha önceki ziyaretlerimde umutsuz vaka olarak gördüğüm bazı fidanlar bile patlamış. O fidanların yeşermeye başladığını görmek insana tarifsiz duygular yaşatıyor.

Önümüz ilk bahar. Umarım beklediğimiz yağışlar gelir. İlk etapta bahçedeki otlanmayı engellemek için sürmemiz sonra da sulama için pratik, ekonomik bir çözüm üretmemiz gerekiyor.